jump to navigation

Semih Vaner’in ardından… 20 février 2008

Posted by Acturca in Academic / Académique, France, Turkey / Turquie.
Tags: , , , , , ,
trackback

Bianet (Türkiye) , 18 Şubat 2008, Pazartesi

Cengiz Çağla *

Fransa’da Türkiye uzmanı sosyal bilimciler arasında referans isim olarak tanınan Vaner, aydın tavrını gösterir, sözünü sakınmazdı. Ölümü Türkiye basınında nedense yer almadı.

Fransız Uluslararası Araştırmalar Merkezi (CERI) öğretim üyesi, Doğu Akdeniz ve Türk-İran Dünyası Çalısmaları Derneği (AFEMOTI) Başkanı, CEMOTI dergisinin editörü Dr. Semih Vaner, 12 Şubat Salı gecesi, uzun süredir tedavi edilmekte olduğu Paris’te yaşamını yitirdi.

St.Benoit lisesi mezunu olan Vaner, Lausanne Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdikten Paris-Sorbonne Üniversitesi’nde siyaset bilimi doktorası yaptı. Bir süre Bursa Uludağ Üniversitesi’nde çalışan Vaner 1982 yılında Fransız Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nde çalışmaya başladı.Bu görevini ölümüne kadar aralıksız sürdüren Vaner’in 1985 yılında yayımına başlayarak editörlüğünü üstlendiği CEMOTI (Cahiers d’Etudes sur la Méditerrannée Orientale et le Monde Turco-Iranien) dergisi, Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi tarafından ülkenin en saygın bilimsel yayınları arasında gösteriliyor.

Kısa bir dönem Yeni Yüzyıl gazetesinde köşe yazarlığı da yapan Vaner’in Türkçe’ye çevrilen yapıtları arasında « Türk-Yunan Uyuşmazlığı » (Metis, 1990), « Unutkan Tarih, Sovyetlerden sonra Türk Dilli Alan » (Metis, 1997) başlıklı iki derlemesi bulunuyor.

Vaner’in büyük çoğunluğunu Fransızca olarak kaleme aldığı yapıtları Türkiye siyaseti ana teması çerçevesinde otoriter modernleşme, siyasal İslam ve milliyetçiliğin yükselişi, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri gibi konuları içeriyordu. Vaner’in editörlüğünü üstlendiği son yapıt Paris’te Fayard yayınevi tarafından 2005 yılında yayımlanan La Turquie adlı 733 sayfalık derleme oldu.

Sözünü sakınmazdı

Fransa’da Türkiye uzmanı sosyal bilimciler arasında referans isim olarak tanınan Vaner, katıldığı toplantılarda ve kendisiyle yapılan söyleşilerde aydın tavrını gösterir, sözünü sakınmazdı. Vaner, Le Monde, Le Figaro ve Libération gibi Fransız günlük gazeteleriyle televizyonlar dahil tüm basın-yayın kurumlarında çıkan yazıları ve konuşmalarıyla da tanınırdı.

Fransız kamuoyunun Türkiye konusundaki cahilliğini ve Devlet Başkanı Sarkozy’yi sık sık eleştiren Vaner, evrensel insan haklarını ve Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini savunuyordu. Uğur Hüküm’ün sansursuz.com’daki ifadesiyle “çağdaş uygarlığın son kalesi saydığı Avrupa fikri ve Türkiye’nin onun içindeki özgün yerine içtenlikle inanıyordu.”

Vaner’in ölümü nedense basında yer almadı

Semih Vaner, 15 Şubat Cuma günü Paris’teki Bagneux mezarlığında toprağa verilmiş. Bu haber Türkiye basınında nedense yer almadı. Ülkesiyle ilgili sayısız eylem ve toplantıda yer alan, eleştirel tavrından ödün vermeyen, gerçek ve dürüst bir aydın olan Semih Vaner, geride ülkesini Avrupa’da tanıtmaya devam edecek ve unutulmayacak eserler bıraktı.

« Entelektüel büyükelçi »

Semih Vaner adıyla ilk kez 1986 yılında tanışmıştım.O dönemde Boğaziçi Üniversitesi’ndeki sosyoloji hocam Nilüfer Göle Türkiye’de şiddetin yaygınlığının nedenleri konusunu merak ettiğimi bildiğinden bana Vaner’in “Les Engrenages de la Terreur en Turquie” (Türkiye’de Terörün Kötü Sonuçları) başlıklı çalışmasını getirmişti. Bu çalışma Vaner’in Türkiye siyasetiyle ilgili sayısız çalışmasından sadece biri.

Daha sonra, Fransız Kültür Merkezi Kütüphanesi’nde görerek okuduğum CEMOTI sayılarıyla devam eden bu tanışıklık 2000 yılından itibaren keyifli bir dostluk ve verimli bir işbirliğine dönüştü.

2005 yılında öğrencilerimi akademik bir geziyle Paris’e getireceğimi duyunca çocuklar gibi sevinmiş, CERI’de bizim için bir kokteyl organize etmişti… Vaner’le ilgili yazılacak çok anı ve söylenecek çok şey var. Ama özetle, Paris’te Türkiye’nin akademik ve entelektüel büyükelçisi gibi olduğunu düşünüyorum…Onu unutmayacağım. Yine Uğur Hüküm’den bir alıntıyla bitireyim:

“….Matem yazısı yazmak her zaman çok acı. Her türlü yazıdan daha ağır ve yorucu. Ancak birilerinin bu gölgedeki büyük insanlara asgari vefayı göstermesi, onlardan kalan, kalacak izleri vurgulaması bir boyun borcu, asgari şükran ifadesi. (…) Eserleri asırlar boyu Türkiye’yi tanıtacak bir Semih Vaner şu fani dünyadan göçer gider de, o boyalı basın hakkında tek kelime etmez.” (CÇ/TK)

* Cengiz Çağla, Doç. Dr., Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü

Commentaires»

No comments yet — be the first.

Laisser un commentaire

Entrez vos coordonnées ci-dessous ou cliquez sur une icône pour vous connecter:

Logo WordPress.com

Vous commentez à l'aide de votre compte WordPress.com. Déconnexion / Changer )

Image Twitter

Vous commentez à l'aide de votre compte Twitter. Déconnexion / Changer )

Photo Facebook

Vous commentez à l'aide de votre compte Facebook. Déconnexion / Changer )

Photo Google+

Vous commentez à l'aide de votre compte Google+. Déconnexion / Changer )

Connexion à %s

%d blogueurs aiment cette page :